İsmet Özel okumak orucu bozar mı?

.:: Bilal Can ::.

Kitabı araladığınızda elinize düşen cümleleri duyabilmek için aklınızı sabitlemeniz lazım iki nokta arasındaki cümlelere.

Ana mesele insan
“insan olmak ırkçılığın reddedilmesine imkân veren yetkilerle donatılmış olmak demektir” Eşref-i mahlûkat sıfatıyla donatılan insan kendini bilip bu uğurda yürürse “üstün ve şerefli mahlûk” olarak anılabilir. Kendini kaybedip “özdeki insan” tasavvurundan uzak bir yaşantıya giderse -zahir ve batın olarak fark etmez- “esfeli safilin” kadar düşebilir.

Özel “Surat Asmak Hakkımız” kitabında batı karşısında düşünsel bir eylem ile safları(mızı) belirtiyor. Nasıl durmamızı ve bize sunulanın ne olduğunu ruhi ve fiziksel bağlamda çözümlemesini yaparak detaylı olarak sunuyor ve diyor ki “bizler dedelerimizin yanılgılarını devraldık” Müslümanların tuhi olarak hükmen mağlup başlamasının sebebi olarak başlarına musallat olan felaketin başımıza musallat olanın gücüne sahip olmadıklarını sandıkları içindir.

Batılıların bize sunduğu fikirleri ve yaşam koşullarını eleştirmeden kabul etmiş olursak bundan sonra başımıza gelecek felaketlere hazırlıklı olmamız gerektiğini ve “batının bir avı” olduğumuzu içimize sindirmemiz gerektiğini belirtmiştir. “surat asmak hakkımız diyoruz ama, bunu eleştiri hakkımızı elde tutabilmek için söylüyoruz” işte kitaba ismini veren cümlenin söylenme nedenini bu paragrafta böylece dile getirebiliriz.

“Müslüman demek değişmez hakikatin Kuran-ı Kerim’de ifade edildiğini bilen kimse demektir” diyor Özel ve bu tanım üzerinden “beşeri durumunu hakikate göre değerlendiren kişi” olarak sürdürüyor söylemini. Hakikate uygun olmayan işlemiz o zaman bir hüsranla sonuçlanacaktır. Bu iki kere ikinin dört etmesi kadar açıktır.

Kitap genel olarak bir karşı duruş bir eylemsel nitelik taşır. Bu yüzden karşı duruş nasıl oruç bozmuyorsa İsmet Özel okumak da orucu bozmaz. Sağlam temeller üzerinde bir düşünsel duruş olarak kendi yerini ve safını belirginleştiren bir yazar/şair’in söyledikleridir okunan.

[Şehrengiz II / eylül-ekim 2009]

“Of Not Being A Jew İlaveler ve Vaat Edilmiş Bir Şiir” Üzerine

.:: İsa Karaaslan ::.

Ne yaşadıysak bir başımıza yaşadık
En iyisinden en kötüsüne
Ve bilhassa yaşadıklarımızın en iyisinde
Yapayalnızdık
Bir iyi habere yalnızlık sırasında mı ulaştık
(JE ME RENDS OÙ)

İsmet Özel iki bin beş yılında yayınlamış olduğu OF NOT BEİNG A JEW isimli şiir kitabından sonra geçtiğimiz aylarda son şiir kitabını Of NOT BEİNG A JEW İLAVELER VE VAAT EDİLMİŞ BİR ŞİİR ismiyle yayınladı.

Kitapta ağırlıklı olarak ismetozel.org, merdiven şiir ve karagöz dergilerinde yayınlamış olduğu şiirleriyle hiçbir yerde yayınlanmadan karşımıza çıkan ilk kitabında yalnızca isimlerini bulundurarak okuyucuya daha sonra yazılacağını vaat ettiği şiirlerinden Dinosoros’un Rinoseroslara Bitimsiz Yakınması isimli uzun soluklu şiiri yer alıyor.

Daha Önce İbrahim Tüzer’in Kırılan Kalp Azalan Yaratıcı Güç: Of Not Being A Jew diyerek dikkat çektiği tespitini İlaveler Ve Vaat Edilmiş Bir Şiir kitabı için bir nebze daha ileri götürebiliriz. İlerleyen yaşında hala şiir yazmaya devam eden İsmet Özel’in buna bağlı olarak kendisinin de belirttiği “yaratıcı güç” ü azalmıştır. Yaratıcı gücünüz azaldıkça şiirler uzar diyen Özel bu yaratıcı gücün azalmasını da ilerleyen yaşına bağlamıştır. Bütün bunların bir sonucu olarak Özel şiirde kelime işçiliğine daha çok önem vermiş ve kelimelerle oynayarak neredeyse bütün şiirlerinden farklı bir şiir dili inşa etmiştir, öyle ki son dönem Türk şiirini göz önünde bulundurursak Özel’in Türk şiirinin şimdiye kadar alışık olmadığı bir kulvarda şiir serüvenini devam ettirdiğini görmek mümkün.

İsmet Özel’in Of Not Being A Jew kitabına göre bu ikinci kitapta daha anlaşılmaz bir şiir dili kurduğu görülüyor. Kitapta ilk olarak Ben Türk Dediysem Eğer isimli şiiri karşımıza çıkıyor ve bu şiir gerek dili gerekse ses ve şekil özellikleri itibariyle kitapta bulunan diğer şiirlerinden ayrılıyor

Türkler dediğimde göndermelerim
Süprüntüleri şırfıntıları hamamoğlanlarını
Kapsadı kapsayacak
Sanıyorsan yanılırsın
Türklük şiir
Türkün eni Türkün boyu
Müslümanlığı kadar
Baksan bulacak mısın
Koskoca İstanbul’da
Nef’î diye bir semt
Ama Bayram Paşa var.

Şiirde Özel’in son dönem Türklük düşüncesinin ifade edilişi vardır Müslüman olmayan Türk değildir tezini savunan Özel’in bu şiirinde de bu düşünceyi görebilmek mümkün, bunun yanı sıra 17. yüz yılın en önemli kaside şairlerinden Nefi’ye de bir telmih yapılmakta ve bu telmihte Bayram Paşa’ya yaptığı sert hicivler sonrasında idam edilen Nefi’nin nihayetinde Türk şiirinin en önemli şairlerinden birinin katledilişinin dile gelişi ve onun katline sebep olanın ne hikmetse unutulmadığı vurgulanmak istenmiştir –ki Nefi edebiyatımızın söven öven ve övünen şair olarak bilinen övdüğünü göklere çıkarıp sövdüğünü de yerin dibine geçiren ama bütün bunları yalnızca hak edene gerçekleştiren bir şairdir tuhaftır ki onun idamına sebep olan Bayram Paşa adına İstanbul’da bir semt vardır ve bu da İsmet Özel’i bu anlamlı şiiri yazmaya kadar götürmüştür.

Kitapta bu şiirden sonra en dikkat çeken ve bizce son dönemde Özel’in yazmış olduğu en yetkin ve gür şiiri RİVAYET’TİR. Şiirin bir kısmını alıntılayacak olursak;

Kadın şairler aşktan bahsettikleri zaman
Mangalın küle mahcubiyeti artar

Kadın şairler aşktan bahsettikleri zaman
İşitmek istemezsin çığlık istemezsin ah ü enîn
Nedir bu dersin ciyak ciyak
Sırası mıydı şu öğle vakti.

Kendini bir solukta okutturan şiir gerek şiirin ritmik özellikleri ve orkestrasyonu bakımından gerekse de ifade etmek istediği düşünceyi – ki burada kadın şair-aşk ilişkisinin çok sert ve oldukça başarılı bir biçimde ironize edilişi vardır – vermesi bakımından oldukça dikkate değer bir şiirdir.

Kitapta İsmet Özel’in diğer şiirlerinden farklı olarak mensur şiir özelliği gösteren HİŞT, BAKSANA ve NE ASPİRİN NE SOVYET isimli iki şiiri bulunmaktadır. Hişt Baksana isimli şiirinde “si” seslerinin oluşturduğu bir kafiye düzeniyle yazan Özel’in gerek şiirin bütününde gerekse son kısmında şiirin imkânlarını zorladığı görülmektedir. Yine aynı şiirde yer alan aşağıdaki mısralardan hareketle Özel’in artık azalan yaratıcı gücüyle birlikte dilin imkânlarını zorladığı, zekâsını da şiire yansıtmak suretiyle kelimelerle oynayıp bütün bir şiir serüveninden apayrı bir yola çıktığı görülmektedir.

Aşkı bendim gamlandıran amma anmaz gammazı gamma delta icap eder gusül aptesi
Gam benimle gamdır yalayan ilk pulu zarfa gömen silen süpüren do re mi fa sol la si
Locke lokma büyük sen yutma ay ne kadar Roma antik külhanbeyin kadifeden kesesi

Son dönem İsmet Özel şiirinin geneline yayılmış olan bu durum yine kitapta yer alan Yıllık Koşma isimli şiirinde ve hemen hemen bütün şiirlerde söz konusudur.

Koşan kaşık isminde kızılderili bir dostum
Eğersiz atına dürbünlü tüfekle bir zum
Bilirdi Türk olsaydı hangi takım ne koşum
Kıpkızıl derisiyle kentlerde lauft immer um (yıllık koşma)

Ayrıca Yıllık Koşma ve Orta Yaşlı Bürümcüğün Ninnisi isimli şiirlerini diğer şiirlerden farklı kılan bir özelliğine değinecek olursak bu iki şiir on dörtlü hece ölçüsüyle yazılmıştır.

Her annesi ölenle denize açılmayın
Küser birgün bakarsın saksağan saksağana
Bırak çoğul erisin tığ teber yürek yağın
Tere kaç kere batmış kapkara anakara (orta yaşlı bürümcüğün ninnisi )

Dikkatimizi çeken bir diğer şiir olan Kürek Sesi de İsmet Özel’in son dönem şiirlerinden tamamen farklı bir yerde olduğu izlenimini uyandırması bakımından ilgi çekici. Bir şairin ilerleyen yaşına rağmen hala coşkun şiirler de yazabileceğinin bir kanıtı olarak alabiliriz bu şiiri.

KÜREK SESİ

Tanrı seslenmiş olamaz
Kuşlar gelmiş olamaz
Ben olmuş olamam
Bu çok fazla.

Kitabın son şiiri daha önce ilk kitapta vaat edilmiş bir şiir olan seksen sekiz sayfalık uzun soluklu şiiri Dinosorus’un Rinoseroslara Bitimsiz Yakınması isimli şiirdir.

Bu şiirin genel havasını şu tekerleme üzerine kuran Özel:

El el epenek
Elden çıkan kepenek
Kepeneğin yarısı
Kara koyun derisi
Girdim külhan içine
Külhan içi bit Pazar
İçinde ayı gezer
Ayı beni korkuttu
Kulacını sarkıttı
Elma verdim almadı
Sakız verdim
şakkıdı şukkudu
Çiğ
Ne
Di

kurmuş olduğu şiir dilinin orkestrasyonu ve ritmik özellikleri kullanmış olduğu tekerlemeyle paralellik ve uyum içindedir.

Dadım duldu defterdardım daldı dala dada dosyam
Gel ey ömrü salıngaç git göresi
Salın kaç
Göre gel gelmez sarkaç

Anmanın babalıktan babacanlıktan yoktu geçesi
Anmamız tatata taaaa
Tamtamsız tamlanmamız tamlamamız zikrimiz
Neremiz neyimiz ne gibi Türk

Gözümden gitmiyor gönlümden eksilmiyor sen geliyorsun
Asansörden iniyorsun sen hep sen her tarafın buhar
Bulutlar içinde geliyor duymazlıktan geliyorsun
İşitmez olur musun alasını duymuşsundur

El el epenek
Elden çıkan kepenek
Elden çıkan kepenek
Kepeneğin elden çıktığı
İşte budur cazgırların bizden saklamadığı
Tek kategorik gerçek

Bu çok uzun soluklu şiirinin gösterdiği gibi Özel’in artık yaşından kaynaklanan azalan yaratıcı gücüyle birlikte şiirler uzamış ve şiirler uzadıkça da şairin zekâ ürünleri diyebileceğimiz kelime işçiliği şiirinde önem kazanmıştır. Bütün bunlardan hareketle Özel’in bu kitapla birlikte şiirde ulaşabileceği son noktaya ulaştığını da söyleyebiliriz.

Kaynaklar:
İsmet Özel Of Not Being A Jew İlaveler ve Vaat Edilmiş Bir Şiir
İbrahim TÜZER: Şiire Damıtılmış Hayat: İSMET ÖZEL, Dergâh Yayınları

(Şehrengiz Dergisi  1.sayı  temmuz-ağustos 2009)